Bu aralar aklımın ordan oraya dağılıp duruşundan yoruluyorum. Bir şöyleyim bir böyle. İnandıklarıma ben bile inanamıyorum. Hiç de sırası değil aslında sorgulamaların, değerlendirmelerin, çok işim var gerçekten de. Sadece, alamıyorum işte aklımı düşüncelerimden. Kendimi koruyabilmek için etrafıma ördüğüm koza kabuklaşmaya başlıyor sanki. Sanki kendi ellerimle göz göre göre kendimi hapsediyorum. Bu da hiç mi hiç hoşuma gitmiyor. Özgürlüğümü severim ben, kendim bile olsam onu elimden almaya çalışan, hırçınlaşabilirim, kızabilirim, dengesizleşebilirim. Neden böyle yapıyorum peki? Bilmiyorum. Belki de, özüme dönüyorumdur aynen hayalini kurduğum gibi. Kapalı insan oluyorumdur yeniden. Olayım mı? Hahaaa, işte böyle bir oyundu olan biten aslında benim için. 'Karar vererek yaşamak' oyunu. Sonra ben bir ara, bir rol seçtim kendime, deneme olsun diye. Herşeyi de karar vererek yaşamayan kişi rolü. Kendimi denedim. Hayır, tam öyle değil, kendimi denemek istedim. Olmadı ama. Neden mi? Kendimi o role bir kaptırdım bir kaptırdım sorma. Bu da yetmiyormuş gibi etrafımda kim var kim yok onlara da birer rol biçtim sorup soruşturmadan. Sana ne kadın diyen de olmadı hani. Arkadaş dedim oldular, sevgili dedim alası, aile, ooo en güzeli. Gel zaman git zaman..Time, it needsss time diye şarkı başladı şimdi radyomda...Neyse, bence it doesnt need only time, it needs will, purity, and self esteem...
Gel diyordum zaman diyordum git diyordum, şeyler değiştiiiiii. Roller de değişti. Ben farkında olmadan bana da roller biçilmiş, ben onları oynar olmuşum, huzursuzluk çıktı. Rol biçildiği için değil, yersiz roller biçildiği için. Bana olmayacak roller, beni geceleri uykularımdan edecek, ağlatacak roller. Ben kimseyi bilerek ve isteyerek ağlatmaya calışmadım! Ben herkese gülücüklü roller verdim.
Al işte, ne diyecektim nereye geldim yine...Kısa lafın uzunu, belki de bu dengesizlik sandığım ruh hali aslında bir iyileşme belirtisidir. Ayıldım ya sonunda, herkes ayıldı ya, belki yeni bir oyuna başlayabiliriz, eski ya da yepyeni rol arkadaşlarımla.
Akıllandım artık. Herkese baştan soracağım kendilerine verdiğim rolü beğenip beğenmediklerini. Baştan sormakla kalmayıp sık sık da soracağım nasıl gidiyor diye, belli mi olur, fikir bu değişir. Yaşım on altı, değil, yarın hava güneşli, olmayacak, varsın olmasın....
Gel diyordum zaman diyordum git diyordum, şeyler değiştiiiiii. Roller de değişti. Ben farkında olmadan bana da roller biçilmiş, ben onları oynar olmuşum, huzursuzluk çıktı. Rol biçildiği için değil, yersiz roller biçildiği için. Bana olmayacak roller, beni geceleri uykularımdan edecek, ağlatacak roller. Ben kimseyi bilerek ve isteyerek ağlatmaya calışmadım! Ben herkese gülücüklü roller verdim.
Al işte, ne diyecektim nereye geldim yine...Kısa lafın uzunu, belki de bu dengesizlik sandığım ruh hali aslında bir iyileşme belirtisidir. Ayıldım ya sonunda, herkes ayıldı ya, belki yeni bir oyuna başlayabiliriz, eski ya da yepyeni rol arkadaşlarımla.
Akıllandım artık. Herkese baştan soracağım kendilerine verdiğim rolü beğenip beğenmediklerini. Baştan sormakla kalmayıp sık sık da soracağım nasıl gidiyor diye, belli mi olur, fikir bu değişir. Yaşım on altı, değil, yarın hava güneşli, olmayacak, varsın olmasın....
2 comments:
Hangi font bu bulamadim? :) Bu daginik kalsin da bir de duzgununu gonder;)
word verif.: pirtsm
Düzgün bende ne arar :)
Post a Comment